kayıt



sitede ara

reklam

Milliyet

Büyük Pastadaki Küçük Dilimler Yazdır e-Posta
Selahattin tarafından yazıldı.   
Pazar, 25 Temmuz 2010 00:00

Çoğumuz, nerede yaşarsak yaşayalım, küreselleşen dünyanın bir parçasıyız. "Hayata erken atılmak" söylemi de bunun bir göstergesidir. Doğup büyüdüğümüz yerler, sokaklarında arkadaşlarımızla oyunlar oynadığımız şehirler bir şekilde artık "geleceğimiz"

olmakta.

İlk kollektif çalışmalarımız okul çağında başlar. İlk kez orada birşeyin parçası olduğumuz hissederiz. Zaman geçtikçe büyük bir pastadaki küçücük bir dilim olduğumuzu anlarız. Ancak o pastayı lezzetli yapanda, bir bütün kılanda o küçük dilimlerdir, değil mi? 

Büyümeye başlarız, ticari hayallerimiz ve gerçekleşmesini istediğimiz tutkularımızla bir yolculuğa başlarız. Ancak bu yolculukta gerçekten başarılı olabilmenin değişmeyen tek kuralı vardır: Bütünün bir parçası olduğunu unutma!

Dahil olduğumuz bir şirket ya da beraber çalıştığımız bir grup insan olsun, herşey; güvenle başlar. Karşılıklı anlayış, dürüstlük ve yaptığın işi sevmek sana verimlilik kazandırır. Böylece en tembel çalışanlar bile, aslında parçası oldukları bir grupta; bir şeylerin yapılmasını sağlar. Zamanla yerli yerine oturan düzen ise beraberinde kazancı ve başarıyı getirir.

Günümüzün en büyük sorunlarından biriside budur aslında. Büyüyen şehirler ve beraberinde bir şekilde yaşanan sıkıntılar bireyi yalnızlığa iter. Yalnızlık beraberinde asosyalleşmeyi, asosyalleşme ise verimsizliği ve sorumsuzluğu getirir.

Bu durumda şirketlere büyük bir sorumluluk düşer aslında. Sürekli değişen bir eleman kadrosu yerine, sevilen ve güvenilen insanlarla çalışmak, onların alışkanlıklarını bilmek, sorunları bilmek ve çözmeye çalışmak ile daha çok verim elde edebilirler mi? Tabi ki evet!

Günümüz dünyasının en büyük şirketleri aslında bu prensibleri uygularlar. Ofis içerisinde verimliliği arttırıcı etkinliklere başvururlar. Patron aynı zamanda bir lider, gemisinin yalnız kaptanıdır. Ancak bütün tayfayıda bir arada tutan O'dur. Herkesi tanır, bir dost gibi kollar ve gerçekten güvenebileceği kişileri seçer. İş verimini takip eder. Zor durumda ekibinin yanında olduğunu gösterir ve onlara umutsuz zamanlarında özel toplantılar yaparak beraber herşeyi aşabileceklerini gösterir.

Yakın zamanda yaşadığımız ve Mort-Gage yüzünden Amerika'yı büyük bir ekonomik buhrana sokan krizde bile kayıbı kazanca çeviren şirketler bulunmaktadır. Hepsi, bu stratejiyi kullanır aslında. Doğal bir saygı mesafesi dışında araya bir duvar örülmez. Böylece herkes işine dört elle sarılır. En yüksek verim, en yüksek mutluluk; soğuk ofis duvarlarını sıcacık ve küçücük bir aileye çevirir. Samimiyet ve dürüstlük, başarıyı ve mutluluğu getirir.

Yeterki siz, büyük pastadaki küçücük bir dilim olduğunuzu unutmayın. İster bir işveren olun; ister bir çalışan; bulunduğunuz mevkinin hep ötesini hayal edin. Dürüstlük ve zeka, kısa sürede sizin parlamanızı sağlayacaktır. Güler bir yüz, kalabalık ve gürültülü her şehirde, daima aranır. Bir bütünün parçası olduğunuzu unutmaz, içinize kapanmak yerine fikirlerinizi ve sorunlarınızı birşey talep etmeden arkadaşlarınız ya da ekibinizle paylaşırsanız emin olun çok daha iyi sonuçlar alıcaksınız.

Unutmayın, en yüksek engeller; en çok yardım ile atlatılırlar. Gerçekçi olmak ve yaşanılan dünyanın eksikliklerini küçücük bir ekiple gidermek; sizi zirveye taşır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Temmuz 2010 00:32
 
RocketTheme Joomla Templates