En Popüler Yazılar
- Bos Zamaninizda Yapabileceginiz 16 Ek Is
- Hemen Herseyi Basarmak Icin Gerekli 10 Yetenek
- Keşke gençken bunları bilseydim dediğim 10 şey
- Okulda Bize Ogretilmeyen 7 Sey
- Bir Girisimcinin Basarili Olmasi Icin 5 Kural
- Ertelemeyi Bırakın ve İşe Koyulun, Yoksa...
- Hayat Kalitenizi Artirmak Icin 10 Cabuk Yontem
- Genc Yatirimcilara 9 Altin Ogut
- Kurabiye Testi ve Irade
- Bir konuşmayı nasıl başlatırsın? Sosyallesme
| Oda Takımınızdan Komodini Çıkarın |
|
|
| flamingo tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 17 Temmuz 2010 18:03 |
|
Bugüne kadar hayattan çok abartılı şeyler beklemediniz. Canınızı sıkacak elle tutulur gözle görülür bir şey de yok ama ara ara hissettiğiniz, kendinizi çok mutsuz hissettiğiniz anlar artık daha mı sık oluyor? Öyleyse yazımıza kulak verin.
Zaman zaman, belli aralıklarla üzerimize kara bulutlar gibi çöken bu tatsızlık hali hiç de hoş olmayan bir süreçtir. Atlatana kadar rutinimizi bozan birtakım durumlar yaşarız. Kimimiz kendini saçlarına yeni şekil ya da renk vermesi için kuaförü ile konuşurken buluverir. Yaşanan sıkıntının hacmiyle orantılı olarak bu davranışlarımızın boyutu da değişebilir. Kimimiz elinde poşetlerle alışveriş merkezinden çıkarken kredi kartı slibindeki rakamları görünce bir anda uyanıverir. Örnekleri çoğaltmak mümkün… Ardından bir suçluluk duygusu, bir çıplaklık hissiyle ruhumuz kanar sanki. Oysa yaptığımız çok da masumanedir bizim için. Bu can sıkıntısı nöbetleri hep böyle gelir ve böyle sonuçlanır. Eğer gerçekten bu nöbetlerin sağlık, çevre, okul - iş başarısızlığı vb gibi bilinen ya da bilinmeyen nedenleri yoksa, siz de birçok insanın yaşadığı doğal bir şeyi yaşıyorsunuz: Siz artık etken bir birey olmaktan edilgen bir birey olmaya doğru yol alıyorsunuz demektir. Şimdi bu tatsız durumun tekrarlanmaması ya da en kötü ihtimalle daha geç bir zamanda dönmesi için yapmanız gerekenler:
Kendiniz İçin Yaşayın Sosyal bir varlık olarak elbette çevremizdeki dostlarımızın, ailemizin, çalışma arkadaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmeli, mutluluklarını paylaşmalıyız. Bunları yerine getirdiğimiz ölçüde de mutlu oluruz. Fakat onlar için yerine getirdiğimiz sorumluluklar ne zaman ki kendi tercihlerimizi sınırlamaya başlar, bizi olmak istemediğimiz bir insana dönüşmeye doğru götürürse işte o zaman orada durun. Anneniz çok mutlu olacak diye tıp fakültesine gitmeyin. Düğününüzde pasta kesmek istemiyorsanız kesmeyin. Komşularınızın hepsinde var diye şömine yaptırmayın. Kendi istediğiniz gibi yaşamaya çalışın.
Kırmızı Çizgilerinizi Belirleyin Nelerin istemediğiniz insan olmanıza neden olduğunu belirleyin. Hatta bir liste oluşturun. Bu davranışları sergilemenize neden olan ortamlardan, kişilerden uzak durun. Bu mümkün olmuyorsa ortamı kendinize göre şekillendirebilmenin yollarını arayın. Siz sigara içilmesine tahammül edemiyorsanız ama en sevdiğiniz arkadaşlarınız birer tiryakiyse onlara verdiğiniz değeri hissettirin. Böylece sizi bir tercih yapmak zorunda bırakmamaya gayret edebilirler.
Farkında Olun Sizin kırmızı çizgileriniz olduğu gibi başkalarınınkinin de olduğunun farkında olun. İstemeyerek bir sınır ihlali gerçekleştirebilirsiniz. Dikkatli olun. Eğer çizgilerinizin diğer insanlar tarafından kabul edilmesini istiyorsanız siz de onlarınkine saygı göstermeli, sınırlarını tanımalısınız.
“Hayır” Demeyi Bilin Ama… Çizgilerden, sınırlardan söz ediyorsak bunlar ilişkileri sınırlandırmak için değil tam tersine daha sağlıklı ilişkiler geliştirebilmek için. “Burada ne işim var?” diyeceğiniz an’a varmadan atmanız gereken adımları düşünün. Bunu yaparken itici ve kırıcı olmayın. En önemlisi, “hayır” derken “evet” anlamına gelmeyen ama “hayır”a alternatif olan cevaplar verin. Bu hem karşınızdakini kırmayacak hem de sizin sınırlarınızı koruyacaktır.
İhtiyacınız Olanı Tercih Edin Eğer bir komodine ihtiyacınız yoksa odanıza mobilya alırken oda takımından komodini çıkarın. Otobüs şoförü olmayacaksanız E sınıfı bir ehliyet almakta inat etmeyin. Zaman en değerli sermayeniz, onu gereksiz yere harcamayın. Fazla mal göz çıkarmaz ama bir süre sonra hareket alanınız kalmayacaktır. Bu yüzden hayatınızdan fazlalıkları çıkarın.
Biriktirmeyin, Paylaşın Düşmanınızdan gelenlerden çok dostunuzun kırıcı bir sözü, beklemediğiniz bir davranışı sizin için daha yaralayıcı olacaktır. Yaptıklarının farkında olmayabilir. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış durumlarının yaşanmaması için konuşun. Biriktirdikçe patlamaya hazır bir yanardağa dönüşebilirsiniz. Bu hem size hem de dostlarınıza zarar verecektir. Paylaşmak her zaman yanlış anlaşılmaların ilacıdır. Zamana bırakmadan önce mutlaka paylaşın. |
| Son Güncelleme: Pazar, 18 Temmuz 2010 08:07 |



