kayıt



sitede ara

reklam

Milliyet

Hayatinizdaki Karmasaya Son Vermenin 10 Basit Yolu Yazdır e-Posta
Esma Kucukgoz tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 05 Ağustos 2009 02:51

Nasıl hissetiğinizi üzerinde çok fazla kafa yormayın.Nasıl hissediyorsanız öyle hissediyorsunuzdur ve bu kısa zamanda geçecektir.Neyin üzerinde düşünüyorsanız onu düşünüyorsunuzdur.Kendinize ne hissediyorsanız hissettiğinizin o olduğunu, ne düşünüyorsanız düşündüğünüzün o olduğunu söyleyin.Kendinizi düşünmekten veya zihninize gelen düşüncelerden kurtaramıyorsanız bu ne utanılacak ne de gurur duyulacak bir durumdur ve buna neden olan da siz değilsiniz.Sadece eylemleriniz ( fiilleriniz) doğrudan sizin kontrolünüz altındadır ve utanca veya  gurura neden olabilecek şey de sizin eylemlerinizdir.
Endişelenmeyi bırakın.İşleri genelde daha kötüleştirecektir.Siz kötü şeyler haklkında daha fazla düşündükçe, onların olma ihtimali artacaktır.Sorun ilk belirdiği anda telaşa kapılacak olursanız, problemin geldiğine dair kendinizi ikna etme konusunda kolaylıkla bir şeyler bulabileceksinizdir.
Ruhsal hayatınızı serbest bırakın.Mutlu olmak istiyorsanız, kendi kendizine üzgün olduğunuzu telkin etmeyi bırakın.İnsanlar her zaman kendi kendilerine nasıl hissetiklerini, ne düşündüklerini, diğer insanların onlar hakkında  ne hissettiğini , şu veya bu hadisenin gerşekte ne manaya geldiğini söylerler.Bunların çoğu sadece hayaldir.Geri kalan kısımda yalan veya yanlış anlamalardan oluşmaktadır.Başkalarının senin hakkında ne hissettiklerine dair anlayabileceklerin çok çok sınırlıdır  .Genelde insanların çoğu bu konuda senden çok daha duyarsızdır.
Kendinize yönelttiğiniz iç eleştiriyi dikkate almayın.Kendinizi yargılamak anlamsızdır, başkalarını yargılamak ise ahmaklıktır.Siz neye ulaşırsanız ulaşın, bundan daha iyisini yapan bir başkası mutlaka olacaktır.Siz ne kadar kötü olursanız olun, bir başkası mutlaka sizden daha kötü olacaktır.En kötünün veya en iyinin hangisi olduğunu söyleyemeyeceğinize göre size düşen kendinizi bunların arasında bir yere konumlandırmaktır.Başkalarını yargılamak tüm hakikatleri bilemeyeceğiniz için aptalcadır.Güvenilir , objektif bir derecelendirme de yapamazsınız ve sizin kriterlerinizin bir başkası ile eşleşiyor olmasının da bir manası yoktur, sadece o kişinin bakış açısının pek az bir kısmını yansıtabilir.Ayrıca, sizin fikriniz kimin umrunda ki ?
Suçlu hissetmeyi bırakın.Suçluluk hissi hiç bir şeyi değiştirmez.Size sorumluluğu aldığınız şeklinde bir his verebilir ama hayatınıza yeni hiç bir şey katmayacaktır.Yaptığınız  bir şeyden kendinizi suçlu hissederseniz ,ya onu düzeltmek için bir şeyler yapın ya da durumu berbat ettiğinizi kabul edip tekrar öyle bir şeyi denemeyin.Bırakın gitsin.Başka birinin yaptığı bir şeyden dolayı kendinizi suçluyorsanız bir psikiatriste gidin.Çünkü bu deliliktir.
Dünyanın geri kalanının sizin hakkınızda ne dediği ile ilgilenmeyi bırakın:Edepsiz insanlar sizi çıldırtamazlar.Kibar insanlar sizi mutlu edemezler.Hadiseler veya insanlar sadece hadiseler ve insanlardır.Size hiç bir şey yapamazlar.Siz onu kendiniz için yapmalısınız.Dışarda vuku bulan bir hadiseden dolayı içinizde meydana gelen hisler siz onları didikleyene ve onlar üzerinde hareket etmeye karar verene kadar sizin için etkisizdirler.Bunun yanında , birçok insan kendileri , veya senin onlar hakkında ne söylediğin ya da ne düşündüğün üzerine düşünmek için çok meşguldurler, bununla pek ilgilenmezler.
Puan saymayı bırakın.Sayılar sadece sayıdır.Misitik bir güçleri yoktur.Bir şeyin sayıyla ifade ediliyor olması, oran,miktar veya herhangi bir diğer şey, onun doğru olduğu manasına gelmez.Hesap edilmiş bir ton rakamsal netice saçma,alakasız ,lüzumsuz, abuk subuk şeylerdir.Ne dediğini anlamadıysan veya sana garip bir şeyler anlattığını düşünüyorsan ,görmezden gel.Hatalı dataya güven konusunda bilimsel hiç bir şey yoktur.Ya da hayatını rakamlara dayalı organize etmenin de bir faydası yoktur.
Hayatının ve kariyerinin planlarının dışında ilerlediği konusu ile ilgilenmeyi bırak.Bir plana ne kadar sadık kalırsan onun hatalı gitme olasılığı o kadar artar.Dünya sürekli değişiyor.Bir planı yaptığın andaki durum uygun olsa dahi bir kaç gün sonra işlerin değişmeyeceğini kimse söyleyemez.Hele bir kaç ay sonra durum tamamiyle değişebilir.Bir yıldan sonra ise , neredeyse hiç bir şey başladığın durumla alakalı değildir.Planlama, sadece insanları ne bilip ne bilmedikler konusunda disiplinize ettiği için faydalıdır.Bir kez başladığında planı bir tarafa bırak ve gözünü realitelerden ayırma.
Başkalarının seni kendi aldıkları kararlar konusunda sorumlu kılmalarına izin verme.Sen eğer bir başkasının başarısından veya mutluluğundan sorumluysan bu onu  anlamsız kılar ve senin yerini karıştırdığının göstergesidir.Bunu yaşaması gereken o kişilerdir.Sen bunu onlar için yapamazsın , ya da onlar işi karıştırmaya karar vermişlerse sen buna engel olamazsın.Bir yöneticinin-denetçinin işi denetlemektir.Sadece kontrol manyakları ve bazı zeka geriliği ile malul insanlar bunu anlamaktan acizdirler.
Kendi kişiliğin hakkında endişelenmeyi bırak.Gerçekten bir kişiliğin yok.Kişilik, tıpkı ego gibi, kendi zihninin yarattığı bir konsepttir.Gerçek dünyada varolan bir şey değildir.Kişilik, senin kendi konuşmaların ve eylemlerinde  oluşturduğun genel bir haldir.Kişiliğin bugün pek hoşuna gitmiyorsa endişelenme.Kendini yapabileceğin konusunda ikna ettiğin sürece her zaman değişiklik yapabilirsin.Bir kimsenin kişiliğinin sabit olması ancak onun göstereceği çabaya bağlıdır ve bu tip insanlar sürekli kendilerine sabit kişilikli olduklarını telkin ederler.Bulunduğun yolu beğenmiyorsan eğer kendini değiştirebilirsin.Unutma ki senin yolunun üstünde engel olarak duran tek kişi yine sensin.
Son Güncelleme: Perşembe, 06 Ağustos 2009 07:02
 
RocketTheme Joomla Templates